|
Suara Suresi 36
Kâlû ercih ve ehâhu vebas fîl medâini hâşirîn(hâşirîne).
1. kâlû : dediler
2. ercih (erci-hu) : onu tehir et, beklet
3. ve ehâ-hu : ve onun kardeşi
4. veb`as : ve gönder
5. fî el medâini (medine) : şehirlerde, şehirlere (şehir)
6. hâşirîne : haşredenler, toplayanlar, toplayıcılar
İmam İskender Ali Mihr : Onu ve kardeşini beklet. Ve şehirlere toplayıcılar gönder! dediler.
Diyanet İşleri : Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."
Abdulbaki Gölpınarlı : Ona ve kardeşine bir zaman mühlet ver dediler ve şehirlere, büyücüleri toplayıp getirecek adamlar yolla da.
Adem Uğur : Dediler ki: Onu ve kardeşini eğle ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder;
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. . . Şehirlere de haberciler yolla. . . "
Ahmet Tekin : Onlar:
`Onu kardeşiyle beraber burada eğle. Şehirlere sihirbazları toplamaya adamlar gönder.` dediler.
Ahmet Varol : Dediler ki: `Onu ve kardeşini şimdilik beklet. Sonra şehirlere toplayıcılar gönder.
Ali Bulaç : Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,"
Ali Fikri Yavuz : Dediler ki: - Onu ve kardeşini tut eğle; şehirlere de toplayıcılar yolla.
Bekir Sadak : (36-37) «Onu ve kardesini alikoy, sehirlere, sana butun bilgin sihirbazlari getirecek toplayicilar gonder» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar, «bununla kardeşini gözaltında tut ve (sonra da) şehirlere toplayıcılar gönder de,
Diyanet İşleri (eski) : (36-37) `Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder` dediler.
Diyanet Vakfi : Dediler ki: Onu ve kardeşini eğle ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder;
Edip Yüksel : Dediler ki, `Onu ve kardeşini alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder de,`
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunu ve kardeşini dediler; eğle, şehirlere de derleyiciler yolla
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dediler ki: «Bunu ve kardeşini alıkoy! Şehirlere de toplayıcılar gönder;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dediler ki: «Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder.»
Fizilal-il Kuran : Dediler ki; «Onu kardeşi ile birlikte oyala ve adam toplayacak elçilerini bütün kentlere gönder.
Gültekin Onan : Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder."
Hasan Basri Çantay : «Bunu ve kardeşini, dediler, gecikdir (eğle), şehirlere toplayıcılar yolla da»,
Hayrat Neşriyat : `Bütün bilgili mâhir sihirbazları sana getirsinler.`
İbni Kesir : Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere toplayıcılar gönder.
Muhammed Esed : "Onu ve kardeşini bir süre alıkoy" dediler, "bu arada, şehirlere haberciler gönder,
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere toplayıcılar yolla.»
Ömer Öngüt : Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar gönder.
Şaban Piriş : -Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder, dediler.
Suat Yıldırım : (36-37) "Bunu ve kardeşini biraz burada beklet, bütün şehirlere haber gönder, sonra ne kadar usta sihirbaz varsa alıp gelsinler!" dediler.
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Onu ve kardeşini eğle, kentlere toplayıcılar gönder."
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,»
Ümit Şimşek : `Onu ve kardeşini alıkoy,` dediler. `Şehirlere de tellâllar çıkar.
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,
|